Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hepimizin inandığı masallar - Murat Beşer - Milliyet - 27 Ağustos 2006  (Okunma Sayısı 720 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Zeynep3er
Pinhâni
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 144


Pinhani - Bass Gitarist ve Geri Vokal


WWW
« : Eylül 02, 2006, 03:19:29 ÖÖ »

Hepimizin inandığı masallar       27 Ağustos 2006
Pinhani üyeleri ilk albümleri "İnandığın Masallar"da acımasız dünyanın demode bulduğu duyguları işliyor
MURAT BEŞER

Mustafa Kaynakçı'yı tanıdığımda Unkapanı Plakçılar Çarşısı arı kovanı gibi işliyordu. Plaklar basılıyor, kasetler kapış kapış gidiyor; ufaktan CD formatı saha kenarında ısınma turları atıyordu. Biri bu sektörde ileride çok derin bir kriz yaşanacak dese, kesin alay konusu olurdu. Çünkü sektörde bir Lale Devri yaşanıyordu.
Ona hitap ettiğimiz şekliyle Mustafa abi, Fikret Kızılok, Bülent Ortaçgil albümlerini basarak misyonerlikle işadamlığını birlikte yürüten, Piccatura firmasının (biraderiyle ortak) sahibi olan, plak sektörünün seviyesini yükselten birkaç isimden biriydi.
Sözüm ona yapımcıların her yanık sesliye plak yaptığı (üstelik ne yaparlarsa sattıkları) ortamda, bir o vardı, bir Yonca Plak'ın sahibi Ergin Bener; sonradan Kalan Plak ile Hasan Saltık katıldı aralarına. Hepsini saysanız bir elin parmaklarını geçmeyen ileri görüşlü birkaç adamdan biriydi Mustafa abi.
Yıllar sonra bir telefon aldım Mustafa abiden. "Benim oğlan bir albüm yaptı. Sana albüm getirmek, hem de tanışmak, fikrini almak istiyor" dedi. Tereddütsüz davet ettim; "Hemen gelsin" dedim.

Dedelerinin mahlası
10 metrekarelik penceresiz odamdan içeri giren sıkılgan yapılı zayıf genç, masamın önündeki sandalyenin yarısını boş bırakacak şekilde eğreti oturdu; "Çok zamanını çalmayacağım, kaldığım süre zarfında da rahatsızlık vermeyeceğim" dercesine.
Yazılarıma yaptığı atfın ardından uzattığı CD için "Murat abi, bu albümü kesinlikle beğeneceksin" dedi.
Hürmetinin hafif sırt kamburluğuna yansıdığı, sevecenliğinin gözlerinde parlayan ışıktan hissedildiği, içsel duygularının titreyen sesinden yayıldığı ilk anda sevdim albümü aslında. "Ben de seveceğimden eminim" dedim içimden. Emindim Sinan'ın her hareketinden okunan zarif, kırılgan ve naif duyarlılığın müziğine yansımış olduğundan. Utanmasam, insancıl duyguların babadan oğula genetik yollarla geçtiğine inanacaktım o an.
Sinan'ın Antalya'dan gelen basçı kuzeni Zeynep ile kurduğu topluluğun adı Pinhani idi. Bu kelime dedelerinin mahlasıymış. O günden beri yakından izledim onları. Desteğimi esirgemedim.

http://www.milliyet.com.tr/2006/08/27/pazar/paz04.html
« Son Düzenleme: Eylül 02, 2006, 01:28:11 ÖS Gönderen: AğaçAdam » Logged

Gökyüzünde ne çok yıldız var ...
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: